Connect with us

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEİK Yönetim Kurulu’nu kabul etti

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye salgın sonrası döneme güçlü, dayanıklı ve rekabetçi bir küresel oyuncu olarak girecektir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEİK Yönetim Kurulu üyelerini kabulünde yaptığı konuşmada, “Ülkemizin ve milletimizin huzuru, geleceği, güvenliği için özellikle atik olacağız, ihtiyatlı olacağız, gerçekçi olacağız, ayaklarımızı yere sağlam basacağız. Hepsinden önemlisi her hâl ve şart altında vatandaşlarımızın yanında olmayı sürdüreceğiz. Türkiye salgın sonrası döneme güçlü, dayanıklı ve rekabetçi bir küresel oyuncu olarak girecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Yönetim Kurulu üyelerini, Dolmabahçe Ofisi’nde kabul etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kabulde yaptığı konuşmada, 2020 yılının Aralık ayı ile Ocak-Aralık dönemi merkezi yönetim bütçe uygulama sonuçlarını açıkladı.

DEİK çatısı altında Türkiye’nin gelişmesi, güçlenmesi, büyümesi için gayret gösteren tüm iş insanlarına şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, programdan önce, Millî Saraylar İdaresi Başkanlığı Resim Müzesi Restorasyon Sonrası Açılış Programı’nı gerçekleştirdiklerini hatırlattı. Açılışı yapılan sergiyi muhteşem olarak nitelendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan sonraki süreçte de yine o depolarda kalan diğer resimleri de bakımlarını yapmak suretiyle alıp, onları da değişik yerlerdeki yeni yaptığımız veya mevcut inşallah binalarımıza taşıyarak milletimiz, tüm insanlığa bunları sunacağız. Çünkü kültürünüz varsa, sanatınız varsa gücünüz var. Eğer kültür ve sanattan yoksunsanız hiçbir şeyiniz yok” diye konuştu.

“TÜRKİYE OLARAK TİCARET DİPLOMASİSİ ALANINDA YENİ BİR SIÇRAMAYA İHTİYAÇ DUYUYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2021 senesinin tüm insanlık için sağlık, huzur, esenlik getirmesini temenni ederek, 2020 yılında Koronavirüs salgını sebebiyle DEİK ailesiyle arzu ettikleri sıklıkta bir araya gelemediklerini ifade etti. Mart ayında planlanan Dünya Türk İş Konseyi’nin 10. Kurultayı’nı da yine salgın nedeniyle gerçekleştiremediklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgın şartlarının hafiflemesiyle beraber DEİK bünyesindeki çalışmalara hız vereceklerini, en kötü ihtimalle video konferans ya da telekonferans yöntemiyle de olsa çalışmaları yürütmeye devam edeceklerini bildirdi.

“Türkiye olarak ticaret diplomasisi alanında yeni bir sıçramaya ihtiyaç duyuyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgın döneminde güçlü sağlık alt yapısının yanı sıra üretimin, araştırma-geliştirmenin, ihracatın, ticaretin ve ticarette pazar ve ürün çeşitliliğinin önemine şahit olduklarını söyledi. Sadece iç piyasaya odaklanan şirketlerin salgından olumsuz etkilenirken ihracata, inovasyona, AR-GE’ye önem veren firmaların bu süreci en az zararla atlattığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle ihracat odaklı çalışan şirketlerin salgın döneminde müşteri yelpazesini genişlettiklerini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sanayicimizle bir araya geldikçe, üreticilerimizi, ihracatçılarımızı dinledikçe şu gerçeğin farkına daha iyi varıyoruz. Her ne kadar bu salgın beraberinde çeşitli zorluklar, sıkıntılar getirse de iş dünyamızın önünde yeni fırsat pencereleri de açıyoruz” diye konuştu.

“DÜNYA SALGIN SONRASI DÖNEMDE DE TÜRKİYE’NİN BAŞARILARINI KONUŞMAYA DEVAM EDECEK”

Türk firmalarının yine bu dönemde kaliteli ürünleri, rekabetçi fiyatları, hepsinden önemlisi güvenilirlikleriyle rakiplerine fark attığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Şüphesiz bunda dünya genelinde Asya merkezli üretim biçimlerine yeni alternatifler oluşturma çabasının da payı var. Salgında tüm yumurtalarını tek sepete koymanın özellikle riskini gören şirketler bu süreçte üretim ağlarını ve merkezlerini çeşitlendirmeye başladılar. Bu arayışlarda ülkemizin adı giderek daha fazla ön plana çıkıyor. Aşılamanın artmasıyla beraber dünya genelinde salgın geriledikçe taşlar yerine oturacak, ülkemizin yakaladığı ivme daha da artacaktır. Tıpkı salgın döneminde olduğu gibi, salgın sonrası dönemde de dünya inşallah Türkiye’nin başarılarını konuşmaya devam edecektir. Küresel ticaret ve büyümede beklenen büyük düşüşe karşılık Türkiye pozitif büyüme çizgisinin altına inmemeyi başarmış bir ülkedir. Bu tabloda özellikle ihracatta yakaladığımız performansın büyük katkısı vardır. Geçtiğimiz yılı 169,5 milyar dolar gibi orta vadeli program hedefinin 4 milyar üzerinde bir rakamla kapatmayı başardık. Öyle ki 2020’nin son ayında tüm zamanların ihracat rekorunu kırdık. Aynı şekilde 4. çeyrek de 51,2 milyar dolarla en yüksek ihracatı gerçekleştirdiğimiz dönem oldu.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihracatın ithalatı karşılama oranının altın hariç tutulduğunda yüzde 85,6 ile oldukça yüksek bir düzeyde gerçekleştiğini açıklayarak, Türkiye’nin küresel ihracattaki payının geçen yılın Ocak-Ekim verileri itibarıyla ilk defa yüzde 1’i geçerek yüzde 1,03 seviyesine çıktığını dile getirdi.

İhracatçı sayısı 87 bin 400’ü aşarken geçen yıl ilk defa ihracat yapan firma sayısının da 18 bin 123 olarak kayıtlara geçtiği bilgisini paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihracatçılara tanınan yeşil pasaport uygulamasından şu ana kadar 17 bin 514 iş insanının faydalandığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl mal ve hizmet ihracatlarına toplam 3 milyar 150 milyon lira destek ödemesi yaptıklarını belirterek, bu yıl destek ödemesinde hedefin 4,1 milyar liraya ulaşmak olduğunu kaydetti.

Salgın döneminde sanal ticaret heyetleri, sanal fuarlar, elektronik ticaret faaliyetleri gibi organizasyonlarla ihracatçıları desteklemeyi sürdürdüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Temassız ticaret uygulamasını yaygınlaştırarak ürün sevkiyatlarının kesintisiz yapılabilmesini bu arada temin ettik. Ağustos ayında devreye aldığımız kolay ihracat platformu dünyadaki emsallerine göre çok daha kapsamlı ve etkin hizmetler vermektedir. Yeni nesil ihtisas ve serbest bölge modeliyle özellikle AR-GE yoğun, yüksek katmanlı inovasyon ve teknoloji odaklı sektörlerde yeni firmaları ve yatırımları teşvik ediyoruz. Yurt dışı lojistik merkezlerini destekleyerek ihracatçılarımızın tedarik ve dağıtım süreçlerine katkı sağlıyoruz. Hâlen 102 ülkedeki 146 merkezde görev yapan 201 ticaret müşavirimizle dünyanın her yerinde her an ihracatçılarımızın yanında olduğumuzu gösteriyoruz.”

“GÜMRÜK BİRLİĞİ ANLAŞMASI GÜNCELLEME ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR”

2020’nin son günlerinde İngiltere ile imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması’nın Gümrük Birliği’nden sonraki en önemli ticaret anlaşması olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşik Krallık ile ticari ilişkilerin Brexit sonrası daha da genişleyerek sürebilmesini sağladıklarını söyledi.

Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği anlaşmasını güncelleme çalışmalarının sürdüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2021 yılında tüm bu çalışmaları daha da ileriye taşıyarak yola devam edeceklerini kaydetti.

Salgının oluşturduğu ekonomik ortamda Türkiye olarak, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin sağladığı avantajlar sayesinde sosyal bünyeyi ve ekonomiyi destekleyecek tedbirleri hızla devreye aldıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, nasıl bir musibetle karşılaşılırsa karşılaşılsın Türkiye’nin her türlü zorluğa, yeni gelişen fırsatlara ve farklı senaryolara hazırlıklı olduğunu herkese gösterdiklerini dile getirdi.

“ÜLKEMİZİN VE MİLLETİMİZİN GELECEĞİ VE GÜVENLİĞİ İÇİN AYAKLARIMIZI YERE SAĞLAM BASACAĞIZ”

Salgın nedeniyle hayata geçirilen kısıtlamaların üretici ve çalışanlar üzerinde oluşturduğu yükü en az seviyeye indirebilmek için pek çok ilave desteği uygulamaya soktuklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerekirse yeni destekleri de devreye alacağız. Ülkemizin ve milletimizin huzuru, geleceği, güvenliği için özellikle atik olacağız, ihtiyatlı olacağız, gerçekçi olacağız, ayaklarımızı yere sağlam basacağız. Hepsinden önemlisi her hâl ve şart altında vatandaşlarımızın yanında olmayı sürdüreceğiz. Türkiye salgın sonrası döneme güçlü, dayanıklı ve rekabetçi bir küresel oyuncu olarak girecektir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, serbest piyasa ekonomisi çerçevesinde atılan adımların etkisinin finansal piyasa göstergelerine müspet şekilde yansımaya başladığını ifade ederek, “Kur cephesine baktığımızda Türk lirasının dolara karşı yüzde 12, avroya karşı yüzde 10 düzeyinde değer kazandığını görüyoruz. Paramızın değerindeki artış ve altın fiyatlarındaki gerileme sayesinde kasım ayından bu yana merkezi yönetim borç stokumuz yaklaşık 150 milyar lira azaldı. Sadece bu netice bile 2020 yılı millî gelir tahminimizin yaklaşık yüzde 3’üne denk geliyor” dedi.

“TÜRKİYE’YE GÜVENEN YATIRIMCILAR BUGÜNE KADAR OLDUĞU GİBİ BUNDAN SONRA DA KAZANMAYA DEVAM EDECEK”

Ülke risk biriminin düştüğüne işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son iki ayda 5 yıl vadeli Türkiye CDS’leri 210 bas puanlık bir gerilemeyle 320 bas puana indi. Türkiye’nin borçlanma maliyetlerini atacağımız kararlı adımlar ve güçlü politika çerçevemizle inşallah düşürmeye devam edeceğiz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son aylarda Türkiye’ye yurt dışından 15 milyar doların üzerinde portföy girişinin gerçekleştiğini bildirerek, Türkiye’ye güvenen yatırımcıların bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kazanmaya devam edeceğinin altını çizdi.

“Yeni hamlelerle Türkiye’yi değişen küresel değer zincirinin önemli bir oyuncusu hâline getireceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Yüksek teknoloji sektörleri öncelikli olmak üzere çekeceğimiz uluslararası yatırımlarla ülkemizi bir yatırım, üretim ve teknoloji üssü yapacağız. Yatırım ortamının daha da iyileştirileceği, öngörülebilirliğin daha da artırılacağı, yatırımcıların beklentilerini daha yüksek düzeyde karşılanacağı bir ortamın tesisi için gereken tüm adımları atacağız. Ekonomi ve hukuk alanındaki reform gündemimizle ilgili yoğun bir hazırlık dönemini geride bıraktık. Arkadaşlarımız iş dünyamızın ve sivil toplum kuruluşlarının görüş, öneri ve taleplerini en ince ayrıntısına kadar dinlediler. Yakında bu reformları kamuoyuyla paylaşacağız. Reform gündemimize uygun adımları hızla hayata geçireceğiz. Ekonomide bu sene temel hedeflerimizden birisi fiyat istikrarını sağlamak olacaktır. Enflasyon bu ülkede yaşanan her bir ferdin hayatına dokunuyor. Biz enflasyonu yüzde 30’lar civarından tek hanelere düşürmüş bir yönetim olarak, faiz oranının yüzde 63 olduğu böyle bir dönemden 4,6’ya, enflasyonu da 6,4’e düşürdüğümüz dönemi biz yaşadık, boşuna konuşmuyorum. Yüksek faize karşı olduğumu söylemek boşuna değil. Bütün bunları bu işi yaşayarak söyleyen birisiyim.”

Yatırımcıların, girişimcilerin faiz yükü altında ezildiğini bildiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda dünyaya bakalım Amerika’da faiz oranı ne? Japonya’ya bakalım, faiz oranı ne? Eksi. Gelelim Avrupa’ya, 1-2, İsrail eksi. Bütün bunlar apaçık ortadayken biz yüksek faizlerle övünüyoruz; yüzde 20, yüzde 25, yüzde 30’lara kadar bir ara gitti, bununla övünüyoruz. Ve birçok şirketimizi adeta batırmakla övünüyoruz” sözlerine yer verdi.

“ENFLASYONLA BÜTÜNCÜL MÜCADELEYİ ETKİLİ ŞEKİLDE SÜRDÜRECEĞİZ”

Faizle mücadelesine sonuna kadar devam edeceğini ve yüksek faizle bir yere varılamayacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bana karşı ‘efendim işte bizim şu kadar borcumuz var, bu borcu neyle ödeyeceğiz?’ Bu borcu yüksek faizle dışarıdan kendimize imkân sağlamakla değil kendi kaynaklarımızla bunu nasıl öderiz onun çalışmasını yapacağız, bunun başka çıkışı olmaz” dedi.

Kur istikrarının enflasyonla mücadelede oldukça önemli bir tuttuğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Asıl iş faizi düşürmek suretiyle enflasyonu aşağıya çekmektir. Bunun bir numaralı enflasyonla mücadelede altyapısını faiz oluşturuyor. Faiz, enflasyonla doğru orantılıdır, ne kadar aşağıya çekerseniz o da aşağıya gelir, çünkü biz bunu yaşadık” açıklamasında bulundu.

Enflasyonla bütüncül bir mücadeleyi etkili bir şekilde sürdüreceklerini yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, her türlü ürünü üretebilecek kapasiteye sahip olan imalat sanayinin ithal ara malı bağımlılığını azaltma yönünde mesafe alındığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Savunma sanayinde başarıyı getiren yönetişim modelini imalat sanayinin diğer alt sektörlerinde de uygulayacağız. Avrupa başta olmak üzere önemli ticaret ortaklarımızdaki canlanma ile turizm ve hizmet sektörlerinde beklediğimiz toparlanma cari açıkla mücadelemize katkı sağlayacaktır” şeklinde konuştu.

Ekonomide “güven ve istikrar” kavramlarının önemini anlatarak, bundan asla taviz veremeyeceklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bizim dönemimizde ekonomimizin en güçlü yanlarından biri, daima sağlam kamu maliyesi olmuştur. Kamu maliyemiz nispeten düşük borçluluk, özellikle bu düşük borçluluk oranlarımız sayesinde bugün de bizi pek çok ülkeden önemli yönde ayrıştırıyor. Dönemsel etkiler nedeniyle bütçe açığımız son yıllarda artış göstermiş olmakla birlikte alacağımız kararlı tedbirlerle burada da kalıcı bir iyileştirme yapmak amacındayız. Bu vesileyle sizlere kamu maliyesinde 2020 yılını nasıl geçirdiğimizin kısa bir değerlendirmesini yapmak istiyorum. Yılsonu rakamları bugün itibariyle netleşmiş durumdadır. 2020 yılında toplam bütçe harcamaları 1 trilyon 202 milyar liraya ulaşarak program hedefimizin altında kaldı. Gelir tarafında ise, beklentilerden daha iyi ekonomik performans göstererek 1 trilyon 29 milyar liraya ulaştık. Böylece yılsonu bütçe açığımız 173 milyar lirayı bile bulmayarak program hedefi olan 239 milyar liranın altında kaldı. Programda bu sene için öngördüğümüz büyüme oranının gerçekleşmesi durumunda bütçe açığı millî gelirin yüzde 3,6 oranına gerileyecektir. Böylece yılı yüzde 4,9’luk bütçe açığı hedefinin altında kapatmış olacağız.”

“SALGIN DÖNEMİNDE GELEN İLAVE YÜKLERE RAĞMEN MALİ DİSİPLİNDEN TAVİZ VERMEMEKTE KARARLILIYIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelişmekte olan ülkelerde yüzde 10,7’lik bütçe açığının takdire şayan olduğunu, geçen Eylül ayındaki hazırlıklar sırasında 2021 yılı için de yüzde 4,3’lük bir bütçe açığı hedefi koyduklarını belirterek, “Küresel salgının etkilerinin 2021 yılında da hissedileceği anlaşılıyor. Aşı ile ilgili gelişmelerin beklenenden daha uzun bir sürece yayılması tüm dünyada ekonomilerin ve bütçe açıklarının toparlanmasını geciktiriyor” dedi.

Bütçeye salgın döneminde gelen ilave yüklere rağmen mali disiplinden taviz vermemekte kararlı olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mali disiplini 18 yıldır yaptığımız gibi önümüzdeki dönemde de en önemli çıpası olarak kullanmayı sürdüreceğiz. Bu amaçla 2021 yılı için bütçe açığını millî gelirin yüzde 3,5’u seviyesinde tutmayı yeni hedef olarak belirledik. Bütçede oluşturacağımız mali alanı gerekmesi hâlinde salgın kaynaklı ilave harcama ihtiyaçlarını karşılamak üzere kullanacağız” diye konuştu.

“Hizmette tasarruf olmayacağının altını özellikle çizmek istiyorum” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hizmetlerimizi artırırken kamu olarak vatandaşın bize emanet ettiği vergileri en doğru şekilde ekonomik ve verimli kullanacağız. Bu anlayışla özellikle kamu harcamalarını daha verimli hâle getirecek bir tasarruf programını hayata geçireceğiz. Özellikle cari harcamaların daha tasarruflu bir biçimde yapılmasına özen göstereceğiz. Taşıttan lojmana, temsil ağırlamadan hizmet binası yapımına kadar tüm harcamaları asgari seviyede tutarak tasarruf tedbirlerine azami riayet edeceğiz” açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, araştırma-geliştirme, dijitalleşme, insan kaynakları, lojistik, enerji gibi yatay alanların yanı sıra, savunma sanayi ile sulama başta olmak üzere tarımdaki yatırımları hızlandıracaklarına işaret ederek, dijital dönüşüme hız vereceklerini, elektronik tebligat, uzaktan eğitim, çevrim içi toplantı ve elektronik belge yönetim sistemleri gibi uygulamaların kullanımlarını yaygınlaştıracaklarını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, koruyucu sağlık hizmetlerini artırarak sağlık harcamalarını azaltacaklarını, kamu harcama programlarını düzenli olarak gözden geçirerek verimsiz olanları tasfiye edeceklerini aktardı.

Vergi politikalarını da adil, öngörülebilir, sadece, yatırımı, üretimi, istihdamı, ihracatı teşvik edecek bir temele oturtacaklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “İdare alacaklarının zamanında tahsilinin sağlanması için daha etkili bir tahakkuk ve tahsilat mekanizması kuracağız. Kayıt dışılık ile etkin mücadelemizi devam ettireceğiz. Gerek harcamalar, gerekse gelirler konusunda öngördüğümüz tedbirlerin detaylarını Hazine ve Maliye Bakanımız Lütfi Elvan Beyle önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşacağız. İktisat tarihi kitaplarına geçecek böylesine zorlu bir küresel konjonktürü 18 yılın birikimi ve tecrübesi sayesinde başarıyla atlatacağımıza olan inancım tamdır. Samimiyetle, istişareyle ve ortak akılla çözemeyeceğimiz hiçbir sorun yoktur. Uzun soluklu, sabırlı ve kararlı adımlarla ülkemizin geleceğini hep birlikte inşa edeceğiz. Vatandaşlarımız müsterih olsunlar, bize 18 yıldır güvendiler ve netice ortada. Bundan sonraki süreçte de bize güvensinler.”

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Türkiye, bölgesinin en güçlü orman yangınlarıyla mücadele altyapısına sahip ülkesidir”

Published

on

By

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Marmaris’te yangından etkilenen bölgelerdeki incelemelerinin ardından yaptığı konuşmada, yangınla mücadele konusunda sosyal medya ve çeşitli dedikodu mecraları aracılığıyla akıl almaz yalanlar, iftiralar, çarpıtmaların ortalığa saçıldığına işaret ederek, “Türkiye, bölgesinin en güçlü orman yangınlarıyla mücadele altyapısına sahip ülkesidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Marmaris’te yangından etkilenen bölgelerde incelemelerinin ardından Marmaris Öğretmen Evi’nde bir konuşma gerçekleştirdi.

Marmaris’ten önce Antalya’nın Manavgat ilçesine gittiğini ve yapılan çalışmaları yerinde incelediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Manavgat’tan Alanya’ya kadar olan alanı helikopterden inceleme imkânı bulduğunu söyledi.

Allah’tan ülkeyi ve milleti her türlü kazadan, beladan, afetten ve musibetten muhafaza eylemesini niyaz eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yangında şu ana kadar çeşitli otel, kamu kurumu ve evlerin hasar gördüğünü, tehlike altında olan bazı mahallelerin boşaltılarak insanların güvenli yerlere nakledildiğini ifade etti.

“BOŞALTILAN MAHALLELERİMİZDEKİ VATANDAŞLARIMIZ EN YAKINDAKİ GÜVENLİ YERLEŞİM YERLERİNE AKTARILMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamasına şöyle devam etti: “Muğla’dan, diğer illerimizden ve Azerbaycan’dan gelen ekipler, her yangın sahasında çalışmalarını sürdürmektedir. Yangınlara müdahale için hava araçları yanında 80 arazöz, 35 tanker, 31 iş makinesi, 176 hizmet aracı, 1400 personel görev yapmaktadır. Sağlık Bakanlığımız da 38 ambulans ve 175 personelle vatandaşlarımıza yardımcı olmaktadır. Yangından etkilenen vatandaşlarımızın ikisi dışında hepsi hastanelerden taburcu edilmiştir. Boşaltılan mahallelerimizdeki vatandaşlarımız en yakındaki güvenli yerleşim yerlerine aktarılmıştır. Ayrıca barınma, gıda, temizlik malzemesi ve benzeri ihtiyaçlar için gereken her türlü tedbir alınmış, her türlü ikmal mekanizması oluşturulmuştur.”

Şahin Akdemir’in Marmaris’teki yangına müdahale eden ekiplere yardımcı olmak isterken hayatını kaybetmesinden duyduğu üzüntüyü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, geride gözü yaşlı bir kız evlat ve sevenlerini bırakan Şahin’e Allah’tan rahmet, ailesine sabır diledi.

Türkiye’nin, Şahin ve onun gibi canı pahasına ülkesini korumanın mücadelesini verenleri asla unutmadığını ve unutmayacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, yangın söndürme ve soğutma faaliyetlerini müteakip hemen yapılan zarar tespitlerine göre, konut, ahır ve ticari alanlarla ilgili gereken adımların atılmaya başlanacağını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Marmaris’teki yangının birine çocukların yol açtığı bilinmekle birlikte, diğer yangınlarla ilgili araştırmalar sürüyor. Hatta Milas’taki yangınla ilgili bir kişi gözaltına alınmıştır” dedi.

“TÜRKİYE, BÖLGESİNİN EN GÜÇLÜ ORMAN YANGINLARIYLA MÜCADELE ALTYAPISINA SAHİP ÜLKESİDİR”

Geçen yıl terör örgütü elebaşlarının ormanları yakma talimatı vermesinin ardından ülkedeki orman yangını alanının iki katına çıktığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yangınların bir kısmının da benzer bir talimatla başlatılmış olma ihtimalini göz ardı etmediklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Ormanlarımızı yakanları bulup ciğerlerini yakmak boynumuzun borcudur. İlgili birimlerimiz gereken çalışmaları hassasiyetle yürütmektedir. Tabi ülkemizin karşılaştığı her krizde, her hadisede, her sıkıntıda olduğu gibi orman yangınları konusunda da istismarcı bir kesim hemen harekete geçmiştir. Sosyal medya ve çeşitli dedikodu mecraları aracılığıyla akıl almaz yalanlar, iftiralar, çarpıtmalar hemen ortalığa saçılmıştır. Hâlbuki bu siyaset konusu yapılabilecek bir mesele kesinlikle değildir. Türkiye, bölgesinin en güçlü orman yangınlarıyla mücadele altyapısına sahip bir ülkedir. Uçaklar meselesinde devletin resmî bilgilerine kulak vermektense yıllarca bu ülkenin vaktini ve kaynaklarını israf etmiş olanların yalanlarına inanmayı tercih edenleri üzüntüyle takip ediyoruz. Canlarını tehlikeye atarak, yangınlarla mücadele eden ormancılarımıza, itfaiyecilerimize, güvenlik ve sağlık personelimize, resmi ve sivil görevlilerimize zerre kadar saygısı olmayan bu kirli zihniyeti yok farz ediyoruz, ademe mahkum ediyoruz.”

“Allah’ın izniyle Türkiye, bu yangınların izlerini kısa sürede silecektir. Hiçbir vatandaşımızın mağdur olmasına müsaade edemeyiz. Can kaybı dışındaki her türlü kaybı, telafi edecek güce ve imkâna sahibiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendi ülkesine ve halkına düşman zihniyeti milletin ilk fırsatta tasfiye edeceğine ilişkin düşüncesini paylaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, birliğe, beraberliğe, dayanışmaya en çok ihtiyaç olan dönemde tüm vatandaşları bir binanın tuğlaları gibi sıkı sıkıya kenetlenmeye davet etti.

“DEVLET-MİLLET DAYANIŞMASINI BOZMAK İSTEYEN PROVOKATÖRLERE ASLA MEYDANI BIRAKMAYACAĞIZ”

Yanan alanlarda fidan dikimine ilk yağmurlarla birlikte başlanacağını ve zarar gören vatandaşların hiçbirinin mağduriyetine de meydan verilmeyeceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devlet-millet dayanışmasını bozmak isteyen provokatörlere asla meydanı bırakmayacağız. Şehitler veren bir kurum olan orman teşkilatımızın kahraman mensuplarının fedakârlıklarına saygı duymayanlar, her mecrada hak ettikleri dersi alacaktır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, orman yangınlarıyla mücadele ederken şehit olan itfaiyecilere Allah’tan rahmet ve ailelerine sabır dileyerek, alanında dünyanın en iyilerinden olan orman teşkilatını daha da güçlendirmek için gereken adımları süratle atacaklarını açıkladı.

Orman yangınlarından etkilenen bölgelerin “Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi” ilan edildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, böylece tarım, hayvancılık ve sera faaliyetlerinin hasarlarının karşılanacağını, yanan ve hasar gören evlere öncelikle 50 bin liraya kadar eşya yardımı yapılacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca kira yardımı yapılacağını, vergiler, SGK primleri, esnaf kredileri ödemeleri, tarım kredi, tarım ziraat borçlarının erteleneceğini, faizsiz esnaf kredisi ve KOSGEB acil desteği verileceğini ve bir ay içerisinde de evlerin inşaatına başlanacağını kaydetti.

Bir yıl içerisinde kırsal mahallelerdeki ve tüm afet bölgesindeki evlerin yöresel mimariye uygun şekilde ahırı, deposu ve tüm müştemilatıyla tamamlanacağını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yangından etkilenen bölgelerde acil ihtiyaçların karşılanması için 50 milyon lira ödenek gönderildiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin dünyada orman varlığını artıran nadir ülkelerden biri olduğunu belirterek, “Biz iktidar olduğumuz süre içerisinde yaklaşık 5 milyon ağaç dikmiş bir iktidarız. Sadece bu 19 yıllık sürede diktiğimiz bu ağaçlar ile şu anda başımıza gelen bu sıkıntıları inşallah yine en kısa zamanda telafi edecek güce sahibiz. Orman alanımızı bu süre içerisinde 23 milyon hektara çıkarmıştık. İnşallah hem yanan yerlerin yenilenmesi hem diğer kampanyalarımızla bu alanı daha da artıracağız” değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından orman yangınında söndürme ekiplerine su taşırken hayatını kaybeden Şahin Akdemir’in ailesi ile görüşerek, taziye dileklerini iletti.

Marmaris’te vatandaşlara da hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sabah itibarıyla yangından etkilenen yerleri “Afet Bölgesi” ilan ettiklerini anımsattı.

HAYATA ETKİLİ AFET BÖLGESİ

Antalya’nın Manavgat, Akseki, Alanya, Gündoğmuş ve Gazipaşa, Muğla’nın Marmaris, Bodrum, Milas, Köyceğiz ve Seydikemer, Adana’nın Aladağ, İmamoğlu, Karaisalı ve Kozan, Mersin’in Aydıncık ve Silifke, Osmaniye’nin merkez ve Kadirli ilçelerinde, yangından etkilenen yerlerin bu kapsama gireceğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu çerçevede tarım, hayvancılık ve sera faaliyetlerinin hasarları karşılanacaktır. Buraları, Hayata Etkili Afet Bölgesi ilan ettik. Yanan ve hasar gören evlere 50 bin liraya kadar eşya yardımı ve ihtiyaç duyanlara kira yardımı yapılacaktır” diye konuştu.

Vergi, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), esnaf kredi, tarım kredi ve Ziraat Bankası borçları ertelemelerinin de bu kapsamda uygulanacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Esnafımıza faizsiz kredi desteği sağlanacak, KOSGEB de acil destek mekanizmalarını işletecektir. Yeniden inşa edilecek evlerin yapımına bir ay içinde inşallah başlıyoruz. Hedefimiz bir yıla kadar yöresel mimariye uygun şekilde, bu evleri yapıp teslim etmektir. Acil ihtiyaçlar için yangın bölgelerine şu an itibarıyla 50 milyon lira ödenek gönderilmiştir. Rabbimden, ülkemizi ve milletimizi her türlü kazadan, beladan, afetlerden, musibetten muhafaza eylemesini niyaz ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muğla’daki yangınlarda hasar gören yerlerin olduğuna işaret ederek şunları kaydetti: “Yangın tehdidi altında olan mahallelerimiz boşaltılarak, oralardaki insanlarımız güvenli yerlere nakledildi. Diğer illerimizden ve Azerbaycan’dan gelen ekipler, Muğla’mızdaki yangın alanlarında görev yapıyor. Ormanlarının yarısından fazlası yangına karşı hassas olan ülkemiz, bu amaçla toplamda 4 bin 300 araç ve 21 binin üzerinde personelle görev yapan bir orman teşkilatına sahiptir. Muğla’daki yangınlar için de ihtiyaç duyulan tüm araç-gereç ve personel görevlendirilmiştir. Uçak sayımızı çeşitli ülkelerden aldığımız destekle epeyce artırdık. Başta Rusya olmak üzere, İran ve Ukrayna, bunlarla birlikte yangın söndürme uçaklarımızın sayısı 16’yı buldu ki bunların bir kısmı amfibi uçaklar, bir kısmı da tanker uçakları olmak üzere, bunlar tabii işimizi ciddi manada kolaylaştırdı.”

Türkiye’nin her tarafının deniz olması nedeniyle işin bu noktada çok daha kolay olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “45 helikopterimiz de noktasal söndürmeyi gerçekleştiriyor ve bu 45 helikopterimiz, bunlar da burada yoğun bir çalışmanın içerisindeler. Dokuz insansız hava aracımızla etkin bir şekilde sahadayız” dedi.

Gerektiğinde diğer kurumların da tüm imkânlarıyla orman yangınlarına müdahalede görev aldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti: “Tabii bizi en çok can kayıpları üzüyor. Antalya’da vefat eden iki ormancımıza, üç vatandaşımıza ve Muğla’mızda vefat eden bir vatandaşımıza, Şahin’imize Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Milletim şundan emin olsun, yanan her karış orman toprağını çok daha fazlasıyla yeniden fidanlarla buluşturacak, orman varlığımıza tekrar kazandıracağız.”

“BU ÜLKE, BU MİLLET, BU ZARARLARIN ALTINDAN KALKAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 19 yılda 5 milyon 400 bin ağaç diktiklerini hatırlatarak, şimdi bunun katbekat fazlasını dikmek suretiyle Türkiye’yi “ormanlar ülkesi” hâline getireceklerini söyledi.

Evleri, iş yerleri, tarlaları, seraları, hayvanları, ahırları ve eşyaları yanan vatandaşların her birinin zararlarını tazmin edeceklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuda zarar tespit çalışmalarının devam ettiğini anlattı.

Hayvanları telef olan vatandaşların da bu noktadaki zararlarını gidereceklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hiç endişeleri olmasın. ‘Benim şu kadar hayvanın telef oldu’, hiç endişe etmesinler. Valilerimiz bu konuda çalışmaları sürdürüyor ve bu telefatı bizler gidereceğiz. Bu ülke, bu millet, bu zararların altından kalkar. Türkiye Cumhuriyeti Devleti tüm bu afetlerin, musibetlerin üstesinden gelebilecek güce ve imkâna sahiptir” değerlendirmesini yaptı.

OKUMAYA DEVAM ET

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Devletimiz yangınların söndürülmesi, hasarların tazmini, zarar gören yerlerin yeniden ihyası için çalışmaktadır”

Published

on

By

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya Manavgat’ta orman yangınından etkilenen bölgelerdeki incelemelerinin ardından yaptığı konuşmada, “Devletimiz tüm kurumları ve imkânlarıyla yangınların söndürülmesi, vatandaşlarımızın mağduriyetlerinin giderilmesi, hasarların tazmini, zarar gören yerlerin yeniden ihyası için çalışmaktadır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Manavgat’ta orman yangınından etkilenen bölgelerde incelemelerde bulunması ve Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’den çalışmalar hakkında bilgi almasının ardından, Manavgat Gençlik Merkezi’nde bir konuşma gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, orman yangınlarıyla ilgili yaptığı açıklamasında, yangınlarından etkilenen tüm bölgelerin “Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi” ilan edildiğini hatırlattı. Böylece devletin, vatandaşların beklentilerini gidermiş olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya’nın Manavgat, Akseki, Alanya, Gündoğmuş ve Gazipaşa ilçelerinde yangından etkilenen tüm mahallelerin “Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi” olarak değerlendirildiğini söyledi.

“YANGINDAN ETKİLENEN BÖLGELERDE ORTAYA ÇIKAN ACİL İHTİYAÇLARI KARŞILAMAK İÇİN 50 MİLYON ÖDENEK GÖNDERİLMİŞTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mersin’in Aydıncık ve Silifke, Osmaniye’nin Merkez ve Kadirli, Muğla’nın Marmaris, Bodrum, Milas, Köyceğiz ve Seydikemer ile Adana’nın Aladağ, İmamoğlu, Karaisalı ve Kozan ilçelerinde yangından etkilenen tüm mahallelerinin de aynı kapsamda yer aldığını bildirerek, şunları kaydetti: “Yangından etkilenen bölgelerde ortaya çıkan acil ihtiyaçları karşılamak için 50 milyon ödenek gönderilmiştir. Şunu çok açık net söylemek durumundayım, yanan ve hasar gören evlere bu yardımın dışında kira yardımı yapılacak. Tarım, hayvancılık ve sera faaliyetlerinin hasarları karşılanacak ve Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi’nde vergiler, SGK primleri, esnaf kredileri ödemeleri, tarım kredi, tarım ziraat borçları ertelenecek. Faizsiz esnaf kredisi, KOSGEB acil desteği verilecek. Bir ay içerisinde evlerin inşaatına başlanacak. Bir yıl içerisinde hedef kırsal mahallelerdeki ve tüm afet bölgesindeki evler, yöresel mimariye uygun şekilde ahırıyla deposuyla tüm müştemilatıyla tamamlanacak.”

Yangın söndürme faaliyetlerinin çok geniş bir ekiple yürütüldüğünü aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık üç gündür maruz kalınan yangın felaketinden dolayı Manavgat halkına geçmiş olsun dileklerini iletti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin tüm kurumları ve imkânlarıyla yangınların söndürülmesi, vatandaşların mağduriyetlerinin giderilmesi, hasarların tazmini, zarar gören yerlerin yeniden ihyası için çalıştığını dile getirerek, ilgili bakanlıklar ve kuruluşların görevlerinin başında olduğunu kaydetti.

Antalya’nın Manavgat ilçesinde Osman ve Şehri Gardaş ile Akseki ilçesindeki Hasan Ali Yüksel’in hayatını kaybettiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yangından etkilenen 334 vatandaşımıza gereken tıbbi müdahale derhâl yapılmış ve hemen hepsi taburcu edilmiştir. Hâlen hastanede tedavisi süren pek az vatandaşımız kalmıştır. Yapılan ilk tespitlere göre 16 mahallemiz yangından zarar görürken, bazı mahallelerimiz de boşaltılmıştır. Çeşitli derecelerde hasar gören binalar ve konutlarla ilgili tespitler ışığında gereken çalışmalar yürütülecek. Aynı şekilde evlerdeki eşyalarla ilgili hasar tespitleri tamamlanmıştır. Köylerde 320 büyükbaş, 3 bin küçükbaş, 4 bin kanatlı hayvan, 360 arı kovanı telef olmuştur. Çiftçilerimizin 650 dekar muz serası, 120 dekar sebze serası, 15 bin dekar zeytin, defne, keçiboynuzu ve narenciye alanı zarar görmüştür.”

“YANAN HER YERİ, DAHA FAZLASIYLA AĞAÇLANDIRMAK EN BAŞTA GELEN GÖREVİMİZDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kredi Yurtlar Kurumu binalarının, afetzedelere ve yardım personelinin hizmetine açıldığına işaret ederek, şu bilgileri paylaştı: “Çadırdan beslenmeye bütün bunlar, her türlü araç gereç afetzedelerin emrine sunulmuştur. Elektrik sıkıntısı yaşanan 35 köyden tedbiren kesintisi süren 12’si hariç diğerlerine elektrik verilmiştir. Su kesintisi olan mahalle sayısı 28’den 15’e düşürülmüştür. Tıpkı deprem ve sel felaketlerinde zarar görenlere yaptığımız gibi yangında evleri kullanılamaz hâle gelen vatandaşlarımıza da yeni konutlar inşa edip vereceğiz. Milletimiz müsterih olsun. Hiçbir vatandaşımızın mağdur olmasına müsaade etmeyecek, her türlü zararlarını karşılayacağız. Giden canlara rahmet dilemenin ötesinde bir şey yapamayız ama yanan her şeyi yerine koyabiliriz. Anayasamızın 169. maddesine göre, yanan alanlar başka amaçla kullanılamaz ve tekrar ağaçlandırılır. Türkiye’nin orman varlığını artırmış bir yönetim olarak elbette yanan her yeri daha fazlasıyla tekrar ağaçlandırmak en başta gelen görevimizdir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, böyle dönemlerin ülke ve millet olarak birliğe, beraberliğe, kardeşliğe, dayanışmaya en çok ihtiyaç duyulan zamanlar olduğunu belirterek, yangınların çoğunun kontrol altına alındığını söyledi.

“ORMAN YANGINLARIYLA MÜCADELE FİLOMUZU GÜÇLENDİRMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

“Sadece son üç gündeki yangınlar için 4 bin personel, 6 uçak, 45 helikopter, bir insansız helikopter, 9 insansız hava aracı, 660 arazöz, 65 iş makinesi, 117 itfaiye aracı, 31 ambulans görev yapmıştır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, atılan son adımlarla uçak sayısının 13’e ulaştığını, uçaklardan bazılarının amfibik, bazılarının da bayağı yüklü tankerler olduğunu bildirdi.

Ülkedeki ormanların yüzde 55’inin yangına karşı hassas bölgelerde yer almasından dolayı mücadeleyi hassas şekilde yürütmek mecburiyetinde olduklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Bu amaçla orman teşkilatımızda ülke genelinde 4 bin 300 araç ve 21 binin üzerinde personel görev yapmaktadır. Uçak konusundaki sıkıntıların ana sebebi, uzun yıllardır bu görevi yürüten Türk Hava Kurumu’nun filosunu ve teknolojisini yenileyememiş olmasıdır. Buna rağmen 2021 yılında da artık hurda görünümüne bürünen bu uçaklardan üçü ile 18 helikopter, Türk Hava Kurumu ortaklığındaki bir şirketten kiralanmıştır. Ayrıca son yangınlarda çok işimize yarayan yeni teknolojiye sahip amfibik uçaklar ile yine gelişmiş helikopterlerimiz sayesinde yangınla mücadelede filomuzdaki zafiyeti ortadan kaldırmaya çalıştık. Ukrayna, Rusya, Azerbaycan’dan, son anda İran’dan gelen uçaklarla sayımız fiilen artmıştır. Bilhassa insansız hava araçları, yangınların hızla tespiti ve büyümeden kontrol altına alınması konusunda bize büyük imkânlar sağlamıştır. Bir dakikada 3 milyon hektarın üzerinde alanı tarayabilen insansız hava araçlarımız sayesinde geçtiğimiz yıl 234 yangını büyümeden söndürmüştük. Elde edilen tecrübelere ve ihtiyaçlara göre orman yangınlarıyla mücadele filomuzu güçlendirmeye devam edeceğiz.”

“GÜN, DAYANIŞMA VE ELBİRLİĞİYLE AFETLERİN ÜSTESİNDEN GELME GÜNÜDÜR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Orman teşkilatımız dünyanın en iyilerinden biri olarak kabul edilir. Herkesi gerektiğinde şehitler verme pahasına ormanlarımızı koruyan bu teşkilatımızın mücadelesine saygı duymaya davet ediyorum. Uluslararası kuruluşların değerlendirmelerine göre, bölgemizde yangınlara en hızlı ve en etkin mücadeleyi ve müdahaleyi yapan, en az zararı gören ülkeler arasında ilk sırada yer alıyoruz. Her dönemde olduğu gibi bugün de birileri milletin yüreğindeki yangını kendi kısır çekişmelerine meze yapmanın gayreti içine düşmüştür. Bu, siyaset konusu yapılabilecek bir mesele değildir. Sosyal medya ve diğer medya mecralarında dolaşıma sokulan miadını doldurmuş hurda araç gereç görüntüleri üzerinden yürütülen fitne, fesat, bozgunculuk faaliyetlerine kimse itibar etmemelidir. Sadece yetkili mercilerin açıklamalarına lütfen kulak veriniz.”

Günün dayanışma ve el birliğiyle afetlerin üstesinden gelme günü olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yanan alanların yeniden ağaçlandırılmasına ilk yağmurlarla birlikte başlanacaktır” dedi.

“EMNİYETİMİZ, JANDARMAMIZ, İSTİHBARATIMIZ, YANGIN ÇIKAN YERLERDEKİ HER TÜRLÜ BİLGİYİ DEĞERLENDİRECEK”

Yangınlar konusundaki sabotaj şüphelerinin herkes gibi kendilerini de rahatsız ettiğine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Emniyetimiz, jandarmamız, istihbaratımız, yangın çıkan yerlerdeki her türlü işareti, emareyi, bilgi, belgeyi değerlendirerek inşallah bu soru işaretlerini giderecektir. Şayet bu vatanı ateşe verecek kadar ülkemize ve milletimize ihanet içine girenler varsa onların yakasına yapışıp en ağır şekilde cezalandırılmalarını sağlamak da boynumuzun borcudur. Tabii terör örgütü elebaşlarının geçen yıl ormanları yakma talimatı vermesinin ardından ülkemizdeki orman yangını sayısının ve yanan alan büyüklüğünün yaklaşık iki katına çıktığını biliyoruz. Teröristleri nasıl dağlarda ve sınır ötesindeki inlerinde bitirmeye yaklaştıysak şehirlerimizdeki uzantılarını da kazıyıp atmakta kararlıyız” şeklinde konuştu.

Orman yangınlarında hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralananlara şifa dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buradan tüm vatandaşlarımızı ormanlarımızın korunması, tedbirsiz ateş yakılmaması, yakılan ateşlerin işi bittiğinde mutlaka tamamen söndürülmesi hususunda dikkatli olmaya davet ediyorum” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya’nın Manavgat ilçesindeki orman yangınlarında hayatını kaybeden Osman ve Şehri Kardaş çiftinin oğlu Hasan Kardaş ile görüşerek taziye dileklerini de iletti.

OKUMAYA DEVAM ET

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan,”Orman yangınlarından etkilenen hiçbir vatandaşımızı mağdur etmeyeceğiz”

Published

on

By

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cuma namazı sonrasında basın mensuplarının orman yangınlarıyla ilgili sorusuna verdiği cevapta “Sel felaketinde nasıl kimseyi mağdur etmeyeceğimizi söyleyip, oralarda adımlarımızı attıysak, burada da evi yananlar, hayvanları maalesef telef olanlar onlarla ilgili de bütün hasar tespit çalışmaları yapılmak suretiyle biz hiçbir vatandaşımızı mağdur etmeyeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cuma namazını Büyük Çamlıca Camii’nde kıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, namazın ardından gazetecilerin sorularını cevapladı.

Çeşitli bölgelerde çıkan yangılara ilişkin bir soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eş zamanlı ülkemizin değişik yerlerinde çıkan yangınlarla ilgili soruşturma yoğun bir şekilde devam ediyor. Yani burada acaba herhangi bir suikast, bu tür şeyler var mı yok mu, bunların üzerine gidiliyor” diye konuştu.

Bu konuda İçişleri Bakanlığı’nın ve istihbarat örgütlerinin yoğun çalışmaları olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bütün bu çalışmalardan sonra net ne olabilir bunu o zaman açıklamak durumunda olacağız. Fakat tabii şöyle boş verip de geçilecek bir iş değil. Çünkü değişik mekânlarda ama hemen hemen aynı anda Manavgat’tan başlayıp Muğla, Marmaris, Bodrum bütün bu bölgeleri kapsayacak şekilde süren bir yangın. Bir durumu da şöyle açıklamam lazım. Bu bir eğer millî bakış gerektiriyorsa, eğer bu ülke, millet olarak birlikte karar vereceğimiz veyahut da birlikte dayanışma içerisinde adım atacağımız bir konuysa, buna herkesin aynı istikamete bakışı gerekir. Fakat bakıyoruz ki burada bile siyaset, burada bile spekülasyonlar, burada bile maalesef siyasi partilerin yaklaşım tarzları gerçekten üzüntü verici. Bizim bir tarafta ciğerimiz yanıyor.”

“45 HELİKOPTERLE ÇALIŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı olarak ilgili bütün bakan ve bakan yardımcılarını bölgeye anında gönderdiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları aktardı: “Bütün imkânlarımızı seferber etmek suretiyle burada dünyada sayılı itfaiye örgütlerinden bir tanesine biz sahibiz. Böyle bunların anlattığı gibi değil. Türk Hava Kurumu’nun uçakları varmış da. Neye göre söylüyorsun bunu? Neyi biliyorsun da söylüyorsun? Türk Hava Kurumu’nun şu anda elinde buralarda rahatlıkla kullanabilecek uçak falan yok. Ama bunlar duymaz uydurur kabilinden uyduruyorlar. Biz ise şu anda bir defa burada 45 helikopterle, bunlar fonksiyonel helikopterler, çalışıyoruz. Bunların yanında şu anda biz bugün itibarıyla uçak sayımız 5-6’ya çıkmış vaziyette. Bu uçaklardan Rusya’dan, Ukrayna’dan aldığımız uçaklar var. Az önce yaptığımız görüşmeler neticesinde Azerbaycan da bir amfibik uçağını gönderecek ki bunlarla beraber uçak sayısı 6-7’yi bulacak. Bizim için en verimli olanlar zaten bu yangın söndürmede bu uçaklar. Amfibik olmaları hasebiyle de çok daha tesirli, çok daha suyu alıp çok seri bir süreç içerisinde yangın söndürmeye ulaşabilen bu uçaklarla en modern anlamda bir etkinlik arzu ediyorlar.”

“1080 ARAZÖZ ŞU ANDA YANGIN BÖLGESİNDE ÇALIŞMADA”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, insansız hava araçlarıyla da özellikle bölgelerin durumlarını sürekli incelediklerini dile getirerek, bunlarla beraber 1080 arazözün şu anda yangın bölgesinde çalıştığını aktardı.

“1080 arazözden bahsediyoruz dikkat edin. İşte bunlar, bunları bilerek konuşmuyor ki. Sanki hiçbir şey yok, biz sadece seyrediyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bir diğeri 280 su tankeri şu anda aktif olarak çalışıyor. Bir diğeri 2 bin 270 ilk müdahale aracı yine burada şu anda aktif çalışıyor. İş makinelerinde 660 dozer ve iş makinesi, bir yangın tankı aktif olarak devrede. İşçi noktasında ise 10 bin 550 yangın, itfaiye işçisi aktif olarak burada görevde. 4 bin 110 teknik eleman yine bölgede çalışıyorlar. Bir diğeri ise 6 bin 440 orman muhafaza memuru çalışıyor. 1140 noktada ise orman yangınlarıyla şu anda mücadele devam ediyor. 28-30 Temmuz, bu yangının süreci ve 71 orman yangını ne yazık ki çıkmış vaziyette. 57 kontrol altına alındı, 14 orman yangının kontrol altına alınma çalışmaları ise şu anda devam ediyor. Yani olumlu istikamette bir gelişme söz konusu. Dolayısıyla şu anda, özellikle öğlen itibarıyla uçakların gelişiyle olumlu istikamete dönüyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım’ın, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un bölgede bulunduğunu aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu da çok açık net söylüyorum; sel felaketinde nasıl kimseyi mağdur etmeyeceğimizi söyleyip, oralarda adımlarımızı attıysak, burada da evi yananlar, hayvanları maalesef telef olanlar onlarla ilgili de bütün hasar tespit çalışmaları yapılmak suretiyle biz hiçbir vatandaşımızı mağdur etmeyeceğiz. Bu hasar tespitlerinden sonra da telef olan hayvanların sahipleri mağdur edilmeyecektir. Çevre Bakanlığımız çalışmalarını yapıp TOKİ ile beraber yine bölgede evi yananların evlerini süratle yeniden inşa edilmek suretiyle onlar da inşallah en kısa zamanda yapılıp sahiplerine teslim edilecektir” diye konuştu.

“TOPLAM YAKLAŞIK 72 MİLYON DOZ AŞI YAPMIŞ VAZİYETTEYİZ”

Yeni tip Koronavirüsle (Kovid-19) mücadelede vaka sayılarındaki artışa ilişkin soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, değişik zamanlarda değişik tedbirler açıkladıklarını hatırlatarak, “Fakat çok değişik sesler değişik zamanlarda yine çıktı. ‘Biz böyle hep adeta hapis hayatı mı yaşayacağız bu nereye kadar böyle devam edecek?’ Dünyanın değişik yerlerinde bunlar zaten hep bu şekilde oldu. Önce maske yasaklandı, sonra tekrar maske takılması mecbur edildi” diye konuştu.

İlk kabine toplantısında tedbirleri yeniden ele alacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Toplam yaklaşık 72 milyon doz aşı yapmış vaziyetteyiz. Dünyada aşı yapacak ellerinde imkân olmayan ülkeler varken, Türkiye olarak hamdolsun biz, böyle bir sıkıntıyı yaşamadık. Bu noktada rahatız. Gerek Çin’den aldığımız aşı gerek BioNTech bütün bunlarla beraber şu anda en sağlıklı şekilde bu mücadeleyi nasıl sürdürürüz, bunu devam ettiriyoruz. Daha ileri gideceğim. Biz şu anda hamdolsun bütün solunum makinelerine varıncaya kadar bunu bile üreten bir ülke hâline geldik. Bütün bu solunum makineleriyle vatandaşlarımızın entübe durumlarında da müdahale etmemizi, zaten hastane noktasında sıkıntımız yok, bu noktada çok çok aktif bir ülke konumundayız, bunu da devam ettiriyoruz. Fakat bu çalışmaları yaptırmak suretiyle de inşallah yapacağımız ilk kabine toplantısında durumu tekrar gözden geçireceğiz. Bu şekilde devam mı? Çünkü bayram açık söylüyorum her şeyi bir yerde bayramdaki halkımızın yaşam tarzı tersine çevirdi. Bunu nereden biliyoruz? Önümüze gelen rakamlardan görüyoruz. Bu rakamlarda tabii durum maalesef aleyhe döndü. Bunu tekrar bizim lehe döndürmemiz lazım. Eğer olumlu istikamette bir gelişme olursa vatandaşımızı sıkıntıya sokmakla ilgili bir derdimizi yok. Tam aksine normal hayata nasıl döneriz bunun gayreti içerisindeyiz. Onun için de bütün tedbirlerimizi alıyoruz ve normalleşmeyi hızlandırmanın gayreti içerisinde olacağız.”

ABD’DEN DEDEAĞAÇ’A ZIRHLI ARAÇ SEVKİYATI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’nin Yunanistan Dedeağaç’a zırhlı araç sevkiyatı yapmasıyla ilgili gelişmelerin hatırlatılması üzerine de “Bu 2014 yılından beri Amerika’nın Dedeağaç’taki aslında bir planlı programıdır. Dolayısıyla yani burada anormal bir gelişme söz konusu değil. Bu kendisinin bu planlı attığı adımı da bizler de yakından takip ediyoruz? Yunanistan-Amerika ilişkilerini zaten biliyorsunuz fakat bizler de burada üzerimize düşen neyse bunu her zaman yapıyoruz. Tedbirse tedbir. Bunlar da zaten her zaman bizim için alınan veya atılan adımlardır” değerlendirmesinde bulundu.

OKUMAYA DEVAM ET

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, 8. Türkiye İnovasyon Haftası

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan’da

SETMARİNE YACHTS

Falcon 900LX

Haber Burada