Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malazgirt Zaferi’nin 950. yıl dönümü etkinlikleri çerçevesinde yabancı misyon şeflerine verdiği akşam yemeğinde, “Malazgirt, milletimizin bu topraklardaki yaklaşık bin yıllık mevcudiyetinin başlangıç noktasıdır. Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan, sayıca kendisinden dört kat fazla Bizans ordusu karşında elde ettiği kesin zaferle, 1071’de Anadolu’nun kapılarını bir daha kapanmamak üzere milletimize açmıştır. Malazgirt Zaferi’yle Anadolu’daki Türk varlığı tescil edilmiş ve burası bir Türk yurdu hâline gelmiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Zaferi’nin 950. yıl dönümü dolayısıyla Ahlat’a gelen büyükelçilere Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde akşam yemeği verdi.
Konuşmasında, büyükelçilere, davete icabet ederek bugünkü heyecana ortak oldukları için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, hem 950 yıl evvel yazılan büyük bir kahramanlık destanını anmak hem de milletin barış ve dostluk mesajlarını büyükelçiler vasıtasıyla tüm dünya ile paylaşmak üzere toplandıklarını belirtti.
Büyükelçilerin birçoğuyla 18-20 Haziran’da Antalya Diplomasi Forumu’nda bir araya geldiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, forumda Türkiye’nin dış politika önceliklerine ve ortak gündemi meşgul eden meselelere dair görüşleri paylaşma fırsatı bulduklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gelecek yıl mart ayında düzenlemeyi öngördüğümüz ikinci forumumuzda da sizlerle yeniden buluşmayı, fikir teatisi yapmayı ümit ediyoruz. Hem ülkelerinizin saygıdeğer liderleri ve bakanlarını hem de siz temsilcilerini çok daha geniş bir katılımla Antalya’ya bekliyoruz” diye konuştu.
“MALAZGİRT, MİLLETİMİZİN BU TOPRAKLARDAKİ YAKLAŞIK BİN YILLIK MEVCUDİYETİNİN BAŞLANGIÇ NOKTASIDIR”
Malazgirt’in, Türk milletinin bu topraklardaki yaklaşık bin yıllık mevcudiyetinin başlangıç noktası olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan’ın sayıca kendisinden 4 kat fazla Bizans ordusu karşısında elde ettiği kesin zaferle 1071’de Anadolu’nun kapılarını bir daha kapanmamak üzere açtığını anlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malazgirt Zaferi ile Anadolu’daki Türk varlığının tescil edildiğini ve bir Türk yurdu hâline geldiğini belirtti.
O gün Türk milletinin karakterini yansıtan çok önemli hadiseler yaşandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sultan Alparslan ile Bizans İmparatoru Romen Diyojen arasında geçen şu diyalog iki tarafın savaş ahlakını göstermesi açısından son derece ibretliktir. Savaşı kaybeden ve Selçuklu’ya esir düşen Romen Diyojen’i Malazgirt’in muzaffer komutanı Sultan Alparslan’ın huzuruna çıkarırlar. Sultan Alparslan, Romen Diyojen’e ‘eğer ben senin önüne esir olarak getirilseydim ne yapardın’ diye sorar. Bu soruya imparatorun cevabı ‘kötülük yapardım’ olur. Sultan, ‘peki benim sana ne yapacağımı zannediyorsun’ dediğinde, imparator 3 alternatif sayar, ‘beni ya öldürürsün, ya İslam ülkelerinde teşhir edersin ya da uzak bir ihtimal olmakla beraber affeder, fidye ve vergi alır, beni kendine naip edersin.’ Bunun üzerine Sultan sonuncusunu kastederek, ‘Ben de zaten bundan başka bir şey düşünmedim’ cevabını verir.”
“GÖNÜLLER FETHETMEK, ŞEHİRLER, ÜLKELER FETHETMEKTEN DAHA ÖNEMLİDİR”
Sultan Alparslan’ın Bizans İmparatorunu bağışladığını, birçok kaynağa göre gönlünü hoş ederek ülkesine gönderdiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte bu millet böyle bir millet. Sultan Alparslan’ın hasmına karşı gösterdiği bu alicenaplık Selçuklu’dan Osmanlı’ya ve Türkiye Cumhuriyeti’ne kadar devlet idarecilerimize bir gelenek olarak kalmıştır. Aynı affediciliği İstanbul’un fethinden sonra Sultan Fatih, ayaklarına kapanan halka karşı sergilemiştir. Çünkü bizim kültürümüzde aslolan toprak değil, gönül kazanmaktır. Gönüller fethetmek, şehirler, ülkeler fethetmekten daha önemlidir. Gönülleri fethettiğinizde diğer kısmı zaten kendiliğinden gelecektir” değerlendirmesinde bulundu.
Milletin yolculuğunu maziden atiye kurulan sağlam bir köprü olarak gördüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişten aldıkları hazineyi geleceğe taşımanın mücadelesini verdiklerini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, içeride ve dışarıda adımları atarken, maziden aldıkları güç ve ilhamla politikalarını belirlediklerini bildirdi.
Şeyh Edebali’nin Osman Gazi’ye yaptığı “Ey oğul insanı yaşat ki devlet yaşasın” öğüdünün, asırlardır olduğu gibi bugün de kendilerine yol gösterdiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Girişimci ve insani dış politikamızın köşe taşlarından biri de bize miras kalan bu ilkelerin yaşatılması ve uygulanmasıdır” diye konuştu.
Geçen hafta 10. yıl dönümü geride kalan Somali ziyaretinden sığınmacılar meselesine, bölgeyi derinden etkileyen krizler karşısında tavırlarını daima vicdan ve adalet odaklı belirlediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Vatandaşlarımızın güvenliğini temin amacıyla terör örgütlerine yönelik gerçekleştirdiğimiz sınır ötesi operasyonlarda yine bu anlayışla hareket ettik. Kimsenin toprağında, egemenliğinde, yer altı ve yer üstü zenginliklerinde gözümüzün olmadığını hem sözlerimizle hem de eylemlerimizle ortaya koyduk. Bölgemizde süregiden gerilimleri suhuletle çözüme kavuşturmak için ikili ve çok taraflı olarak pek çok adım attık. Dağlık Karabağ’daki işgalin sona ermesiyle birlikte bölgemizde kalıcı barış adına yeni bir fırsat penceresi açıldığını, Ermenistan’ın bunu değerlendirmesi hâlinde bizim de gerekeni yapacağımızı ifade ettik.”
“159 ÜLKE VE 12 ULUSLARARASI KURULUŞA SAĞLIK MALZEMESİ GÖNDERDİK”
Dünya genelinde 4,5 milyon insanın hayatına mal olan koronavirüs salgını karşısında, eldeki tüm imkânları dost ve kardeş ülkelerle paylaşmaktan çekinmediklerini de anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’den talepte bulunan 159 ülke ve 12 uluslararası kuruluşa sağlık malzemesi gönderdiklerini söyledi.
Türkiye’nin kritik bir dönemeçten geçen Afganistan’da da benzer bir insani duruş sergilediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Havaalanında gerekli düzenin sağlanması ve tahliye operasyonlarının devam etmesi için orada görevli askerlerimiz ve diplomatlarımız olağanüstü çaba harcıyor. Afganistan’da mahsur kalan vatandaşlarımızın tahliye işlemlerini zor şartlar altında başarıyla sürdürüyoruz. Uluslararası kuruluşlar ve diğer ülkeler arasındaki diplomatik ilişkilerle beraber diplomatik temsilcilikleriyle vatandaşlarına yönelik tahliye çalışmalarına da destek sağlıyoruz” ifadelerini kullandı.
Uluslararası toplumun Afganistan’a ilişkin atacağı adımların büyük önem taşıdığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Afganistan’da birinci öncelik, halkın güvenliğinin tesis edilmesi için otorite boşluğunun giderilmesi ve hayatın normalleştirilmesi olmalıdır. Afganistan’da tüm toplum kesimlerini yansıtan, kapsayıcı ve kucaklayıcı bir yönetimin kurulması gerekiyor. Taliban liderlerinden gelen mesajlara şimdilik ihtiyatlı bir iyimserlikle yaklaşıyoruz. Elbette önümüzdeki sürecin nasıl şekilleneceğini Taliban’ın sözleri değil icraatları, eylemleri ve atacağı adımlar belirleyecektir.”
“ULUSLARARASI TOPLUMUN AFGANİSTAN’A BU ZOR GÜNLERİNDE YARDIM ETMESİ VE DAYANIŞMA GÖSTERMESİ ZARURİDİR”
Belirsizliğin yanı sıra koronavirüs salgını, kuraklık ve ekonomik sorunların da Afgan halkının yükünü daha da ağırlaştırdığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bugün milyonlarca Afgan, temel gıda malzemelerine muhtaç durumdadır. Yönetimde kim olursa olsun uluslararası toplumun Afganistan’a bu zor günlerinde yardım etmesi ve dayanışma göstermesi zaruridir. Türkiye olarak kardeşliğimizin gereğini yerine getirmeyi sürdüreceğiz. Tabii bir başka önemli boyut da giderek artan düzensiz göç baskısıdır. Hâlihazırda çeşitli statülerde 5 milyonu aşkın sığınmacıya ev sahipliği yapan Türkiye, Suriye veya Afganistan kaynaklı ilave bir göç yükünü kaldıramaz ama şunu da söylemek zorundayım. Türkiye’nin maalesef öyle bir ana muhalefeti, muhalefeti var ki 1,5 milyon Afganlının Türkiye’de olduğunu söylüyor. Baştan aşağı yalan. Şu anda ülkemizde kayıtlı kayıtsız 300 bin Afganlı göçmen vardır. Ülkemizin batı sınırlarında yeni durumların yaşanmaması için göç baskısının azaltılması, bunun için de Afganistan’ın istikrara kavuşması önem taşıyor. Türkiye, bu amaç doğrultusunda Afganistan’daki tüm taraflarla yakın diyalog içinde olmaya devam edecektir.”
Koronavirüs salgınının dili, dini, rengi, ülkesi ne olursa olsun tüm insanlığın, 8 milyarlık büyük bir aile olduğunu gösterdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aynı şekilde son dönemde yaşadığımız sel, yangın ve deprem felaketleri de bizlere kaderimizin ortak olduğunu hatırlatmıştır. İklim değişikliğinin olumsuz sonuçlarından hiçbirimizin azade olmadığını artık görüyor, yaşıyor, acı bir şekilde tecrübe ediyoruz” dedi.
“DOSTLARIMIZIN GÖSTERDİĞİ BU DAYANIŞMAYI ASLA UNUTMAYACAĞIZ”
Giderek büyüyen bu tehditlerle mücadele konusunda gelişmiş ülkeler başta olmak üzere, herkesin önemli sorumlulukları olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Son hadiseler ışığında gördük ki hiçbir ülke bu tehditten münferiden muaf değildir. Salgın sürecinde olduğu gibi bu sorunun çözümü için de uluslararası iş birliğini güçlendirmemiz şarttır. Bizlere emanet olan dünyayı gelecek nesillere daha yaşanabilir şekilde bırakmak, hepimizin ahlaki ve vicdani görevidir. Son 19 yılda 5,4 milyar fidanı toprakla buluşturmuş, orman varlığını 2,1 milyon hektar artırarak 22,9 milyon hektara çıkarmış bir yönetim olarak, iklim değişikliği ile mücadelede de irademiz tamdır. Ülkemizde meydana gelen yangın ve sel felaketleri için yardım gönderen, taziye mesajı yollayan, acımızı paylaşan tüm ülkelere şahsım, milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Dostlarımızın gösterdiği bu dayanışmayı asla unutmayacağız. Malazgirt Zaferi’nin 950. yıl döneminde bizimle birlikte olduğunuz, heyecanımızı paylaştığınız için tekrar sizlere teşekkür ediyorum.”
Ahmet Erdem İstanbul Teknik Üniversitesi’nde İnşaat Mühendisliği branşında lisans eğitimi aldıktan sonra İstanbul Üniversitesi İşletme Enstitüsü’nde Mühendislik Yönetimi branşını tamamlamıştır.
1990 yılında Shell’de çalışmaya başlayan Erdem, Türkiye, Orta Doğu ve Avrupa’da üst kademelerde görev yapmıştır. Yunanistan ve Türkiye Yatırım Müdürlüğü, Türkiye Perakende Satışlar Müdürlüğü görevlerinden sonra, 2006 yılında, halihazırda Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı da yürüttüğü Shell & Turcas Petrol A.Ş. ortak girişim şirketinin kurulmasında önemli bir rol üstlenmiştir. Ortak girişim şirketinin entegrasyonu sırasında Perakende Genel Müdürü ve İcra Kurulu üyeliği görevlerini yürüttükten sonra Shell’in Doğu Afrika’daki faaliyetlerinin merkezi olan Kenya’da Shell Ülke Başkanı ve Kenya Shell Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlenmiştir. Ahmet Erdem, Royal Dutch Shell bünyesinde finansal ve itibar risk yönetimi ile ilgili eğitimler almıştır ve ülke çapında 20 yıla yakın risk yönetim tecrübesi bulunmaktadır.
Erdem halen Shell Türkiye Ülke Başkanlığı’nın yanı sıra Shell&Turcas A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanlığı ve Sabancı Holding Bağımsız Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini yürütmektedir.
Ahmet Erdem, önceki yıllarda Uluslararası Yatırımcılar Derneği’nde (YASED) iki dönem Yönetim Kurulu Başkanlığı yapmış olup halihazırda Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nde (TOBB) Petrol ve Petrol Ürünleri Sanayi Meclis Başkanlığı, Petrol Sanayi Derneği’nde (PETDER) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı, Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (WBCSD Türkiye), United Nations Global Compact Türkiye ve Enerji Verimliliği Derneği’nde (ENVER) Yönetim Kurulu Üyeliği ve İngiliz Ticaret Odası’nda Danışma Kurulu Üyeliğini sürdürmektedir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nijerya Devlet Başkanı Buhari ile düzenlediği basın toplantısında, “D-8, İslam İşbirliği Teşkilatı, ECOWAS ve Afrika Birliği gibi kuruluşların önemli bir üyesi olan Nijerya, bölgesinin ve dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer alıyor. Nijerya’nın Afrika kıtasında barışın, istikrarın ve ekonomik kalkınmanın tesisi yönünde gösterdiği çabalar takdire şayandır” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Nijerya Cumhurbaşkanı Muhammed Buhari ile baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının başında iki gün önce Sokoto eyaletinde bir pazar yerine düzenlenen terör saldırısında hayatını kaybeden Nijeryalılara Allah’tan rahmet, ailelerine ve tüm Nijerya halkına baş sağlığı, yaralılara da acil şifalar diledi.
Beş yıl aradan sonra, Nijerya’ya gerçekleştirdiği resmî ziyaretin Türkiye-Nijerya ilişkilerini bir üst düzeye çıkaracağına inandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Az önce çeşitli alanlarda imzalamış olduğumuz anlaşmalar, ziyaretimizi taçlandırmıştır. Cumhurbaşkanı Sayın Buhari’yle gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde Türkiye-Nijerya ilişkilerini tüm cepheleriyle gözden geçirdik. Münasebetlerimizi her alanda nasıl daha ileriye taşıyabileceğimize ilişkin fikir teatisinde bulunduk. İş birliğimizi derinleştirmek hususunda aynı kararlılığı paylaştığımızı memnuniyetle müşahede ettik. Önümüzdeki yıl diplomatik ilişkilerimizin tesisinin 60. yıl dönümünü idrak edeceğiz” dedi.
“NİJERYA İLE TİCARET HACMİMİZ, GEÇTİĞİMİZ YIL 2 MİLYAR DOLARI BULDU”
Nijerya’nın Türkiye’nin Afrika kıtasındaki en eski diplomatik temsilciliklerinden birisine ev sahipliği yaptığını da belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında şunları söyledi: “D-8, İslam İşbirliği Teşkilatı, ECOWAS ve Afrika Birliği gibi kuruluşların önemli bir üyesi olan Nijerya, bölgesinin ve dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer alıyor. Nijerya’nın Afrika kıtasında barışın, istikrarın ve ekonomik kalkınmanın tesisi yönünde gösterdiği çabalar takdire şayandır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afrika kıtasının üretim merkezi konumundaki Nijerya ile 2020 yılında 2 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaştıklarını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Stratejik ortaklık temelinde şekillenen Afrika’yla ilişkilerimize mevcut ziyaretlerimizle ivme kazandırıyoruz. Afrika’daki Büyükelçiliklerimizin sayısı 43’e ulaştı. 21-22 Ekim’de 3. Türkiye-Afrika İş Forumu’nu İstanbul’da gerçekleştireceğiz. Ardından, 17-18 Aralık’ta İstanbul’da 3. Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi’ne ev sahipliği yapacağız. Nijerya’yla iş birliğimizi her alanda daha ileriye taşımaya kararlıyız. Pek çok Nijeryalı gencin Türkiye’de ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti üniversitelerinde eğitim görmesinden ve Türkiye Burslarından faydalanmasından da özellikle mutluluk duyuyoruz” dedi.
“NİJERYA İLE ASKERÎ, SAVUNMA VE GÜVENLİK KONULARINDAKİ İŞ BİRLİĞİMİZİ GÜÇLENDİRİYORUZ”
Türkiye olarak, dost ve kardeş ülke Nijerya’daki gelişmeleri de yakından takip ettiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terör örgütleri, silahlı çeteler ve deniz haydutlarıyla eşzamanlı mücadele yürüten Nijerya ile askerî, savunma ve güvenlik konularındaki iş birliğimizi güçlendiriyoruz. Bu vesileyle, terör hadiselerinde hayatını kaybeden Nijeryalı kardeşlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet, yakınlarına ve Nijerya halkına sabırlar diliyorum” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin savunma sanayii ve güvenlik alanlarında dünya çapında takdir toplayan imkân ve kabiliyetlerini Nijerya’yla paylaşmaya hazır olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terörle mücadelede sergilediğimiz bu hassasiyetin, Nijerya makamları nezdinde de karşılık bulacağına eminim. Malumunuz Türkiye de uzun yıllardır PKK/PYD, FETÖ, DEAŞ başta olmak üzere çeşitli sayıda terör örgütüyle mücadele etti. 15 Temmuz hain darbe girişiminin faili, FETÖ’nün Nijerya’da sürdürdüğü yasadışı faaliyetler hakkında Nijerya makamlarıyla gerekli bilgi paylaşımlarında bulunmaya devam ediyoruz” şeklinde konuştu.
NİJERYA DEVLET BAŞKANI BUHARİ: “TÜM DÜNYAYA ÖRNEK TEŞKİL EDİYORSUNUZ”
Türkiye ile Nijerya arasındaki sıcak ilişkilerin iyi seviyede olduğunu vurgulayan Nijerya Devlet Başkanı Buhari, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ikinci kez Abuja’da ağırlamaktan dolayı memnuniyet duyduğunu söyledi.
Nijerya Devlet Başkanı Buhari, ziyarette ikili ilişkiler gibi birçok konuyu ele aldıklarını aktararak Nijerya ile Türkiye arasındaki nezaket çerçevesinde bu konuları değerlendirdiklerini kaydetti.
İki ülke arasında 8 yeni anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandığını belirten Nijerya Devlet Başkanı Buhari, “Enerji, savunma sanayisi, madencilik ve hidrokarbon alanlarında anlaşmalar imzaladık. Bu anlaşmaların en kısa zamanda uygulamaya geçmesini umuyoruz” dedi.
Nijerya Devlet Başkanı Buhari, görüşmelerde Nijerya’nın yeni tip koronavirüs (Kovid-19) protokollerinin değiştirilerek Türkiye’ye uygulanan seyahat yasaklarının kaldırıldığını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın da Abuja’da çok kıymetli işlere imza attığını vurgulayan Buhari, “Abuja’da Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) tarafından onarılan ortaokulun açılışını yaptı” dedi.
Nijerya Devlet Başkanı Buhari, TİKA’nın Nijerya’ya gerçekleştirdiği desteklerden dolayı Türkiye’ye şükranlarını sundu.
Cömertliği ve iş birliği için Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür eden Nijerya Devlet Başkanı Buhari, “Çatışma alanlarından kaçan 4 milyon kişiye ülkenizde ev sahipliği yaptığınız için teşekkürlerimizi iletmek istiyoruz. Tüm dünyaya örnek teşkil ediyorsunuz” ifadesini kullandı.
İKİ ÜLKE ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR
İki ülke arasında, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Nijerya Federal Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığı ile Vergiden Kaçınmaya Engel Olma Anlaşması”, Ticaret Bakanı Mehmet Muş ve Nijerya Maliye, Bütçe ve Ulusal Planlama Bakanı Zainab Ahmed tarafından imzalandı.
“Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Nijerya Federal Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Madencilik Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı”, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Nijerya Federal Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Hidrokarbon Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı” ve “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Nijerya Federal Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Enerji Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı”nı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez ve Nijerya Dışişleri Bakanı Geoffrey Onyeama tarafından imza altına alındı.
“Nijerya Federal Cumhuriyeti Hükümeti ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gençlik Alanında İşbirliği Anlaşması” ile “Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı ile Nijerya Federal Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Arasında Siyasi İstişare Mekanizması Kurulmasına İlişkin Mutabakat Zaptı” da Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Nijerya Dışişleri Bakanı Geoffrey Onyeama tarafından imzalandı.
“Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Nijerya Federal Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Savunma Sanayii İşbirliği Anlaşması” ise Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir ile Nijerya Dışişleri Bakanı Geoffrey Onyeama tarafından imza altına alındı.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN ONURUNA ÖĞLE YEMEĞİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nijerya Cumhurbaşkanı Muhammed Buhari tarafından onuruna verilen resmî öğle yemeğine katıldı.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.