Bakan Karaismailoğlu, Süveyş Kanalı üzerinden gerçekleştirilen Uzakdoğu-Avrupa taşımacılığına doğu-batı ekseninde alternatif olabilecek en uygun rotanın, ülkemizden geçen “Orta Koridor” olduğunu vurguladı
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, “Ever Given” gemisinin karaya oturması sonrasında ticaretin durma noktasına geldiği Süveyş Kanalı ile ilgili olarak, “Süveyş kanalı üzerinden gerçekleştirilen Uzakdoğu-Avrupa taşımacılığına doğu-batı ekseninde alternatif olabilecek en uygun rota, ülkemizden başlayan, Kafkaslar bölgesine, buradan da Hazar Denizi’ni aşarak Türkmenistan ve Kazakistan’ı takiben Orta Asya ve Çin’e ulaşan Hazar Geçişli ‘Orta Koridor’dur” dedi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, “Ever Given” gemisinin karaya oturması sonrasında ticaretin durma noktasına geldiği Süveyş kanalındaki son durum ile ilgili açıklamalarda bulundu.
Bakan Karaismailoğlu, 23 Mart Salı sabahı Panama bandıralı Ever Given adlı geminin, Çin’den Hollanda’nın Rotterdam Limanı’na giderken şiddetli rüzgar ve kanalın bank etkisi nedeniyle karaya oturarak dünyanın en işlek ticaret yollarından biri olan Süveyş kanalının kapanmasına neden olduğunu hatırlatarak, “Ever Given, dünyanın üretim merkezi Çin’de fabrikaların kapandığı Çin Yeni Yılı’nın ardından ticaretin toparlanmaya başladığı, işletmelerin koronavirüs kısıtlamalarının gelecek aylarda hafifletileceği umuduyla stoklarını yenilemeye çalıştığı yoğun bir dönemde karaya oturmuştur” dedi.
“Gemiden konteynerleri tahliye edecek kapasiteye sahip bir yüzer vinç bölgede bulunmamaktadır.”
Gemiyi kurtarma çalışmalarının halen sürdüğünü, yaklaşık 20 bin ton kumun geminin saplandığı bölgeden çıkarıldığını, geminin kıç tarafında 30 dereceye yakın oynama sağlanması ve dümenin hareket ettirilmesine rağmen geminin kurtarılamadığını hatırlatan Bakan Karaismailoğlu, “Kurtarma ekipleri bölgedeki gelgit zamanlarını yakından takip etmekte ve kurtarma çalışmalarını özellikle yüksek su saatlerinde gerçekleştirmektedir. Bugün kurtarma operasyonun başarıya ulaşmaması halinde, gemideki konteynerlerin yerinin değiştirilmesi planlanmakla birlikte gemiden konteynerleri tahliye edecek kapasiteye sahip bir yüzer vinç bölgede bulunmamaktadır” bilgisini aktardı.
Ortadoğu’ya gelip giden petrol tankerleri için de önemli bir rota olan Süveyş kanalının, Kızıldeniz ve Akdeniz arasında yer aldığını, ayrıca Asya ile Avrupa arasındaki en kısa yol olduğunu kaydeden Karaismailoğlu, “Üretilen milyonlarca ton mal, Çin ve Güney Asya’dan kanal yoluyla Avrupa’ya taşınmaktadır. Yıllık ortalama 19 bin geminin kullandığı kanaldan yıllık 1.2 milyar ton yük taşınmaktadır. Bu rakam dünya ticaretinin yüzde 8’ine tekabül etmektedir. Küresel denizcilikte gemilerin istatistiklerini tutan Lloyd’s List şirketine göre, kanalı her iki yönde tıkayan 400 metre uzunluğundaki dev geminin günlük tahmini 9.6 milyar dolar zarara yol açtığı ifade edilmektedir. Bu miktar, kanalda batı yönündeki trafiğin günde 5.1 milyar dolar, doğu yönündeki trafiğin ise yaklaşık 4.5 milyar dolar değerinde olması üzerinden hesaplanmıştır” açıklamasında bulundu.
“Kazadan dolayı, 28 Mart 2021 tarihi ile toplam 340 gemi kanal geçişi yapmak için beklemektedir.”
Kazadan dolayı, 28 Mart 2021 tarihi itibarı ile güney girişinde 137 gemi, kuzey girişinde 160 ve Büyük Acı Gölde 43 gemi olmak üzere toplam 340 geminin kanal geçişi yapmak için beklediğini kaydeden Bakan Karaismailoğlu, “Bunlardan 80’i dökme yük, 28’i kimyasal tanker, 85’i konteyner, 32’si ham petrol, 22’si LNG ve LPG, 29’u genel kargo ve 64’i diğer cins gemi. Kanaldan geçmek için bekleyen gemi sayısı her geçen saat artmakta olup geçiş için bekleyen gemilerin daha fazla beklemeden rotalarını Afrika’nın güneyine Ümit Burnuna çevirmektedirler” ifadelerini kullandı.
Çin’den Avrupa’ya uzanan 3 büyük ticaret yolu göz önüne alındığında bir konteynerin, Türkiye üzerinden 7 bin kilometre yol alarak 10-15 günde, Rusya Kuzey Ticaret yolu üzerinden 10 bin kilometre mesafe kat ederek 15-20 günde, Süveyş üzerinden 20 bin kilometre seyrederek 45-60 günde Avrupa’ya ulaştığının altını çizen Karaismailoğlu, şöyle devam etti:
“Dünya ticaretinde zaman kavramının önemi düşünüldüğünde ülkemiz konumu itibariyle avantajlı bir durumda bulunmaktadır. Bu kaza sonucu kritik mal ve ekipmanlar ilgili ülkelere ulaştırılamamış, petrol fiyatları Çarşamba gününden itibaren yükselişe geçmiş ve beraberinde de diğer sıkıntıları doğurmuştur. Geçen yıl deniz yoluyla taşınan günlük 39,2 milyon varil ham petrolün 1,74 milyonu Süveyş Kanalı’ndan geçmiştir. Ham petrol ve akaryakıtlar, Süveyş Kanalı’nda her iki yönde de taşınmaktadır. Kaza sebebiyle tanker gemilerinin navlun fiyatlarının ikiye katlandığı görülmektedir. Kaza tarihi itibariyle halen 100’den fazla tanker tipi gemi her iki uçta beklemektedir. Süveyş Kanalı, küresel sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinde de yüzde 8’lik paya sahiptir. Nisanın ilk haftasında Avrupa’daki LNG terminallerine varması planlanan, şu anda Süveyş’den Akdeniz’e geçmeyi bekleyen 3 dolu LNG gemisi bulunmaktadır.”
“Alternatif olabilecek en uygun rota, ülkemizden başlayan ve Çin’e ulaşan Hazar Geçişli ‘Orta Koridor’dur”
Son yaşanan olayların ticaret rotalarında alternatifler oluşturulmasının önemini bir kez daha ortaya çıkardığını vurgulayan Bakan Karaismailoğlu, “Bu kapsamda, Süveyş kanalı üzerinden gerçekleştirilen Uzakdoğu-Avrupa taşımacılığına doğu-batı ekseninde alternatif olabilecek en uygun rota, ülkemizden başlayan, Kafkaslar bölgesine, buradan da Hazar Denizi’ni aşarak Türkmenistan ve Kazakistan’ı takiben Orta Asya ve Çin’e ulaşan Hazar Geçişli ‘Orta Koridor’dur. Süveyş krizi ile birlikte tarihi İpek Yolu’nun yani günümüzde ‘Bir Kuşak Bir Yol’ projesinin maliyet ve zaman açısından en güvenli rota olduğunu öngörmekteyiz. Türkiye bu projede ‘Orta Koridor’ olarak adlandırılan güzergahta yer almakta. Bu konudaki kararlılığımızı geçen yıl Çin’e gönderilen ilk ihracat trenimizin iki kıta, iki deniz ve beş ülke geçerek 10 günde varış noktasına ulaşmasıyla göstermiş bulunmaktayız. Orta Koridor, bir diğer koridor olan Kuzey Koridoruna oranla daha hızlı ve daha ekonomik, 2 bin kilometre daha kısa, iklim koşulları bakımından da daha elverişli olup, deniz yoluna kıyasla ulaşım süresini yaklaşık 15 gün kısaltmaktadır. Orta Koridor ayrıca, ülkemizin liman bağlantıları sayesinde Asya’daki yük trafiğinin Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Akdeniz bölgesine ulaşması için önemli fırsatlar sunmaktadır. Ülkemizdeki lojistik altyapılarına bu kapsamda ciddi yatırımlar yapılmış olup yatırımlarımız halen devam etmektedir” şeklinde konuştu.
“Orta koridorun, Süveyş kanalının kapanması ile önemi ve değeri bir kez daha anlaşıldı”
Orta Koridor rotasının etkin kullanıldığı takdirde halen yıllık 600 milyar dolar tutarında olan Avrupa-Çin ticaret trafiğinden Türkiye’nin ve Orta Asya ülkelerinin ekonomik fırsatlar elde edilebileceğinin değerlendirildiği bilgisini de paylaşan Bakan Karaismailoğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Bu itibarla, Süveyş kanalında yaşanan krizi, Orta koridor ülkeleri bir fırsat olarak görüp krizi fırsata çevirerek Süveyş koridorunun alternatifinin orta koridor olduğunu dikkate alarak, tüm ülkeler ile işbirliği halinde bu ticaret yolunun gelişmesi için gerekli çalışmaları yapmalıdır. Orta koridorun, Süveyş kanalının kapanması ile önemi ve değeri bir kez daha anlaşıldı. Ülkemiz ve Karadeniz üzerinden geçen orta koridor, son yıllarda hayata geçirdiğimiz devasa demiryolları projelerimiz ile dünya ticaretinin yoğunlukla gerçekleşeceği bir rota olacaktır.”
Gerek yaşanan pandemi sonrası tüm dünyada olduğu gibi ihracatçı ve ithalatçıların maruz kaldığı tedarik sıkıntısı gerekse Süveyş Kanalına bağımlı ticaret yolunda meydana gelen bu tıkanıklığın, alternatif taşıma rotalarının en kısa zamanda oluşturulması gerekliliğini gözler önüne serdiğini de dile getiren Karaismailoğlu, “Orta koridor gibi ihracat ve ithalatçımızın alternatif rotalara olacak talepleri, süreci kısaltacaktır. Yeni açılan Ro-Ro hatlarına, gerek ticaret erbabı gerekse kara taşıyıcılarımızın vereceği talep desteği alternatif rotaların oluşmasına şüphesiz ciddi katkı sağlayacaktır” ifadelerini aktardı.
Bakan Karaismailoğlu sözlerini şu şekilde sonlandırdı:
“Kanal İstanbul için oluşturacağımız otonom gemicilik ve seyrüsefer sistemimiz ile dünyanın en güvenli lojistik geçişini oluşturacağız. Ne ülkemizi ne de global ekonomiyi etkileyecek arızalar yaşanmayacak.”
Ahmet Erdem İstanbul Teknik Üniversitesi’nde İnşaat Mühendisliği branşında lisans eğitimi aldıktan sonra İstanbul Üniversitesi İşletme Enstitüsü’nde Mühendislik Yönetimi branşını tamamlamıştır.
1990 yılında Shell’de çalışmaya başlayan Erdem, Türkiye, Orta Doğu ve Avrupa’da üst kademelerde görev yapmıştır. Yunanistan ve Türkiye Yatırım Müdürlüğü, Türkiye Perakende Satışlar Müdürlüğü görevlerinden sonra, 2006 yılında, halihazırda Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı da yürüttüğü Shell & Turcas Petrol A.Ş. ortak girişim şirketinin kurulmasında önemli bir rol üstlenmiştir. Ortak girişim şirketinin entegrasyonu sırasında Perakende Genel Müdürü ve İcra Kurulu üyeliği görevlerini yürüttükten sonra Shell’in Doğu Afrika’daki faaliyetlerinin merkezi olan Kenya’da Shell Ülke Başkanı ve Kenya Shell Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlenmiştir. Ahmet Erdem, Royal Dutch Shell bünyesinde finansal ve itibar risk yönetimi ile ilgili eğitimler almıştır ve ülke çapında 20 yıla yakın risk yönetim tecrübesi bulunmaktadır.
Erdem halen Shell Türkiye Ülke Başkanlığı’nın yanı sıra Shell&Turcas A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanlığı ve Sabancı Holding Bağımsız Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini yürütmektedir.
Ahmet Erdem, önceki yıllarda Uluslararası Yatırımcılar Derneği’nde (YASED) iki dönem Yönetim Kurulu Başkanlığı yapmış olup halihazırda Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nde (TOBB) Petrol ve Petrol Ürünleri Sanayi Meclis Başkanlığı, Petrol Sanayi Derneği’nde (PETDER) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı, Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (WBCSD Türkiye), United Nations Global Compact Türkiye ve Enerji Verimliliği Derneği’nde (ENVER) Yönetim Kurulu Üyeliği ve İngiliz Ticaret Odası’nda Danışma Kurulu Üyeliğini sürdürmektedir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nijerya Devlet Başkanı Buhari ile düzenlediği basın toplantısında, “D-8, İslam İşbirliği Teşkilatı, ECOWAS ve Afrika Birliği gibi kuruluşların önemli bir üyesi olan Nijerya, bölgesinin ve dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer alıyor. Nijerya’nın Afrika kıtasında barışın, istikrarın ve ekonomik kalkınmanın tesisi yönünde gösterdiği çabalar takdire şayandır” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Nijerya Cumhurbaşkanı Muhammed Buhari ile baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının başında iki gün önce Sokoto eyaletinde bir pazar yerine düzenlenen terör saldırısında hayatını kaybeden Nijeryalılara Allah’tan rahmet, ailelerine ve tüm Nijerya halkına baş sağlığı, yaralılara da acil şifalar diledi.
Beş yıl aradan sonra, Nijerya’ya gerçekleştirdiği resmî ziyaretin Türkiye-Nijerya ilişkilerini bir üst düzeye çıkaracağına inandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Az önce çeşitli alanlarda imzalamış olduğumuz anlaşmalar, ziyaretimizi taçlandırmıştır. Cumhurbaşkanı Sayın Buhari’yle gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde Türkiye-Nijerya ilişkilerini tüm cepheleriyle gözden geçirdik. Münasebetlerimizi her alanda nasıl daha ileriye taşıyabileceğimize ilişkin fikir teatisinde bulunduk. İş birliğimizi derinleştirmek hususunda aynı kararlılığı paylaştığımızı memnuniyetle müşahede ettik. Önümüzdeki yıl diplomatik ilişkilerimizin tesisinin 60. yıl dönümünü idrak edeceğiz” dedi.
“NİJERYA İLE TİCARET HACMİMİZ, GEÇTİĞİMİZ YIL 2 MİLYAR DOLARI BULDU”
Nijerya’nın Türkiye’nin Afrika kıtasındaki en eski diplomatik temsilciliklerinden birisine ev sahipliği yaptığını da belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında şunları söyledi: “D-8, İslam İşbirliği Teşkilatı, ECOWAS ve Afrika Birliği gibi kuruluşların önemli bir üyesi olan Nijerya, bölgesinin ve dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer alıyor. Nijerya’nın Afrika kıtasında barışın, istikrarın ve ekonomik kalkınmanın tesisi yönünde gösterdiği çabalar takdire şayandır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afrika kıtasının üretim merkezi konumundaki Nijerya ile 2020 yılında 2 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaştıklarını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Stratejik ortaklık temelinde şekillenen Afrika’yla ilişkilerimize mevcut ziyaretlerimizle ivme kazandırıyoruz. Afrika’daki Büyükelçiliklerimizin sayısı 43’e ulaştı. 21-22 Ekim’de 3. Türkiye-Afrika İş Forumu’nu İstanbul’da gerçekleştireceğiz. Ardından, 17-18 Aralık’ta İstanbul’da 3. Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi’ne ev sahipliği yapacağız. Nijerya’yla iş birliğimizi her alanda daha ileriye taşımaya kararlıyız. Pek çok Nijeryalı gencin Türkiye’de ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti üniversitelerinde eğitim görmesinden ve Türkiye Burslarından faydalanmasından da özellikle mutluluk duyuyoruz” dedi.
“NİJERYA İLE ASKERÎ, SAVUNMA VE GÜVENLİK KONULARINDAKİ İŞ BİRLİĞİMİZİ GÜÇLENDİRİYORUZ”
Türkiye olarak, dost ve kardeş ülke Nijerya’daki gelişmeleri de yakından takip ettiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terör örgütleri, silahlı çeteler ve deniz haydutlarıyla eşzamanlı mücadele yürüten Nijerya ile askerî, savunma ve güvenlik konularındaki iş birliğimizi güçlendiriyoruz. Bu vesileyle, terör hadiselerinde hayatını kaybeden Nijeryalı kardeşlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet, yakınlarına ve Nijerya halkına sabırlar diliyorum” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin savunma sanayii ve güvenlik alanlarında dünya çapında takdir toplayan imkân ve kabiliyetlerini Nijerya’yla paylaşmaya hazır olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terörle mücadelede sergilediğimiz bu hassasiyetin, Nijerya makamları nezdinde de karşılık bulacağına eminim. Malumunuz Türkiye de uzun yıllardır PKK/PYD, FETÖ, DEAŞ başta olmak üzere çeşitli sayıda terör örgütüyle mücadele etti. 15 Temmuz hain darbe girişiminin faili, FETÖ’nün Nijerya’da sürdürdüğü yasadışı faaliyetler hakkında Nijerya makamlarıyla gerekli bilgi paylaşımlarında bulunmaya devam ediyoruz” şeklinde konuştu.
NİJERYA DEVLET BAŞKANI BUHARİ: “TÜM DÜNYAYA ÖRNEK TEŞKİL EDİYORSUNUZ”
Türkiye ile Nijerya arasındaki sıcak ilişkilerin iyi seviyede olduğunu vurgulayan Nijerya Devlet Başkanı Buhari, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ikinci kez Abuja’da ağırlamaktan dolayı memnuniyet duyduğunu söyledi.
Nijerya Devlet Başkanı Buhari, ziyarette ikili ilişkiler gibi birçok konuyu ele aldıklarını aktararak Nijerya ile Türkiye arasındaki nezaket çerçevesinde bu konuları değerlendirdiklerini kaydetti.
İki ülke arasında 8 yeni anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandığını belirten Nijerya Devlet Başkanı Buhari, “Enerji, savunma sanayisi, madencilik ve hidrokarbon alanlarında anlaşmalar imzaladık. Bu anlaşmaların en kısa zamanda uygulamaya geçmesini umuyoruz” dedi.
Nijerya Devlet Başkanı Buhari, görüşmelerde Nijerya’nın yeni tip koronavirüs (Kovid-19) protokollerinin değiştirilerek Türkiye’ye uygulanan seyahat yasaklarının kaldırıldığını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın da Abuja’da çok kıymetli işlere imza attığını vurgulayan Buhari, “Abuja’da Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) tarafından onarılan ortaokulun açılışını yaptı” dedi.
Nijerya Devlet Başkanı Buhari, TİKA’nın Nijerya’ya gerçekleştirdiği desteklerden dolayı Türkiye’ye şükranlarını sundu.
Cömertliği ve iş birliği için Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür eden Nijerya Devlet Başkanı Buhari, “Çatışma alanlarından kaçan 4 milyon kişiye ülkenizde ev sahipliği yaptığınız için teşekkürlerimizi iletmek istiyoruz. Tüm dünyaya örnek teşkil ediyorsunuz” ifadesini kullandı.
İKİ ÜLKE ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR
İki ülke arasında, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Nijerya Federal Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığı ile Vergiden Kaçınmaya Engel Olma Anlaşması”, Ticaret Bakanı Mehmet Muş ve Nijerya Maliye, Bütçe ve Ulusal Planlama Bakanı Zainab Ahmed tarafından imzalandı.
“Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Nijerya Federal Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Madencilik Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı”, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Nijerya Federal Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Hidrokarbon Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı” ve “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Nijerya Federal Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Enerji Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı”nı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez ve Nijerya Dışişleri Bakanı Geoffrey Onyeama tarafından imza altına alındı.
“Nijerya Federal Cumhuriyeti Hükümeti ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gençlik Alanında İşbirliği Anlaşması” ile “Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı ile Nijerya Federal Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Arasında Siyasi İstişare Mekanizması Kurulmasına İlişkin Mutabakat Zaptı” da Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Nijerya Dışişleri Bakanı Geoffrey Onyeama tarafından imzalandı.
“Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Nijerya Federal Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Savunma Sanayii İşbirliği Anlaşması” ise Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir ile Nijerya Dışişleri Bakanı Geoffrey Onyeama tarafından imza altına alındı.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN ONURUNA ÖĞLE YEMEĞİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nijerya Cumhurbaşkanı Muhammed Buhari tarafından onuruna verilen resmî öğle yemeğine katıldı.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.